
AB'nin büyük projelerinde Türkiye'nin en büyüğü var
Savunma Sanayi Müsteşarı ve STM Yönetim Kurulu Başkanı Murad Bayar'ın STM bünyesinde öngörüsü ile oluşturduğu Kamu Projeleri Direktörlüğü, bugün Avrupa Birliği araştırma programlarında en büyük projelerde boy gösteriyor.
SAVUNMA Sanayi Müsteşarı ve STM Yönetim Kurulu Başkanı Murad Bayar'ın STM bünyesinde öngörüsü ile oluşturduğu Kamu Projeleri Direktörlüğü, bugün 80 milyon Euroluk Avrupa Birliği projelerinde başarıları ile adından söz ettiriyor.
Savunma Sanayi İcra Komitesi kararı ile bundan 17 yıl önce Ankara'da, Savunma Sanayi Müsteşarlığı'na danışmanlık hizmeti vermesi amacı ile kurulan STM şirketi, AB Araştırma Programlarındaki 80 milyon Euro'luk projelerde önemli görevler üstleniyor.
STM Kamu Projeleri Direktörü Murat Kadir Tural Ankara Hürriyet'e yaptığı açıklamada, "Türkiye'nin AB'nin kapısında beklediği bir dönemde, başarılarımız önemli bir referans noktası teşkil etmektedir" dedi.
STM'nin bugün geldiği noktayı dinamik yapısına borçlu olduğunu anlatan Tural, şirketin İnterpro 500 tarafından yapılan 'yılın ilk 500 bilişim şirketi' araştırmasında, danışmanlık kategorisinde üç yıldır birinci sırada yer aldığına da dikkat çekti.
Yabancı rakipler geride
Tural, STM'nin aynı sektörde yarıştığı yabancı firmaları da geride bıraktığını dile getirirken, bu rakip firmalar arasında dünya çapında tanınan ve Türkiye'de de faaliyet gösteren Deloitte, Price & Waters gibi firmaların da bulunduğunu sözlerine ekledi.
Tural'ın başında bulunduğu Kamu Projeleri Direktörlüğü, savunma sanayinın yanısıra Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü, EÜAŞ, PTT, Kültür Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Telekomünikasyon Kurumu gibi stratejik öneme sahip projelerde de yer alıyor. Tural, STM'nin çalışmaları hakkında şunları söyledi:
"Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş. (STM) savunma alanında 16 yıldır danışmanlık hizmetleri vermektedir. Bu kapsamda STM özellikle Anayurt Güvenliği konusunda gerek yurt içinde gerekse yurt dışında yerli ve yabancı firmaların bir araya getirilmesi, çeşitli etkinliklere katılım sağlanarak raporlar hazırlanması, yabancı firmalarla ikili görüşmeler yaparak Türkiye'nin sahip olduğu bilgi birikiminin doğru kanallara yönlendirilerek yeni projeler üretilmesi sağlamaktadır. Bu bağlamda STM yaklaşık bir yıldır Avrupa'nın değişik merkezlerinde 7. Çerçeve Programları'nı (7. ÇP) konu alan bir çok konferans ve seminerlere katılmış, hem kendi yeteneklerini tanıtma fırsatını değerlendirmiş hem de çok sayıda ikili görüşmeler yaparak potansiyel projelerde yer almak için yoğun çabalar sarf etmiştir.
Toplam 4 projede varız
Bu doğrultuda Almanya'nın başkenti Berlin'de 26-27 Mart 2007 tarihlerinde AB 7.ÇP kapsamında 'Avrupa Güvenlik Araştırma Programı' adı altında düzenlenen ve Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile İçişleri Bakanlığı'nın da katıldığı konferansa savunma sektöründe faaliyet gösteren firmalarla birlikte katılım sağlamıştır. STM bu konferansta yabancı firmalarla ikili toplantılar düzenlemiş , yapılan bu ikili görüşmeler sonunda, 7.ÇP'nin güvenlik alanında 1. çağrı için 2 adet projeye konsorsiyum üyesi olarak dahil olmuştur.
STM, güvenlik projelerine ek olarak yine AB kapsamında EUREKA adı verilen program kapsamında biri telekomünikasyon alanında diğeri de bilişim al anında olmak üzere , 2 projeye daha dahil olmayı başarmıştır. Böylece STM AB 7.ÇP kapsamında toplam 4 projede görev almaktadır."
Savunma Sanayi'nin dinamik müsteşarı
'VİZYONER' bakış açısı ile STM'de Kamu Projeleri Direktörlüğü bölümünün kurulmasına öncülük eden Savunma Sanayi Müsteşarı Murad Bayar, bu kararı ile Türkiye'nin Avrupa Birliği'nin kritik projelerinde yer almasını sağlamış oldu. Türkiye, sözkonusu Avrupa Birliği projelerinde bulunması sayesinde, ilerleyen yıllarla birlikte yaşanacak teknolojik gelişmeleri geriden takip etmek yerine içinde yer alarak yaşayacak.

A400M 400 mühendisin eseri
Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı, yeni nesil dört motorlu nakliye uçağı Airbus A400M’i, 2010’da teslim almaya hazırlanıyor.
Ortakları arasında Türkiye’nin de bulunduğu Airbus’ın askeri kanadı "Airbus Military" tarafından tasarlanıp üretilen uçağın ilki İspanya’nın Sevilla kentinde tamamlandı. Ekim’de uçacak A400M’in ilk teslimatı Fransa’ya, ikincisi de Türkiye’ye yapılacak. Toplam 10 uçak satın alacak Türk Hava Kuvvetleri’ne son A400M uçağı 2015’te teslim edilecek.
Askeri nakliye uçakları, bir ülkenin hava kuvvetlerinin operasyonunun başarıyla yapılabilmesi için çok önemli görevler üstleniyor. Malzeme akışı ve personel naklinin yanı sıra hava indirme, uçan hastane, elektronik karıştırma, deniz karakol, havadan yakıt ikmali gibi tüm destek görevleri yine özel olarak tadil edilen nakliye uçakları tarafından yapılıyor.
Nakliye uçakları, sadece savaş zamanı değil, barışta da insani görevlerde ön plana çıkıyor. Doğal afetlere ilk yardım nakliye uçakları sayesinde dünyanın dört bir tarafına ulaştırılıyor. Tahliyeler yapılabiliyor. Tüm operasyon zorlu şartlarda yani kısa toprak pistlerden, altyapının bulunmadığı alanlardan gerçekleştiriliyor. Bu açıdan yeni nesil nakliye uçakları, yüksek performansı ekonomik maliyetlerle birleştirmek zorunda.
ORTAKLIK 1985’TE KURULDU
Avrupa’nın ortak nakliye uçağı projesi olan A400M 1985’te başladı. 2003’te kurulan Airbus Military şirketine Türkiye’nin yanı sıra Almanya, Belçika, Fransa, İngiltere, İspanya ve Lüksemburg ortak oldu. Güney Afrika ve Malezya’nın da katılımıyla projede toplam 192 uçak imal edilecek.
A400M, dört adet turboprop motora sahip. Toplam 37 ton yük kapasiteli uçak, hava indirme için 116 paraşütçü taşıyabiliyor. En büyük özelliği ise uzun menzili. A400M, 20 ton yükü 6 bin 382 kilometre menzile götürebiliyor. Uçağın boş olarak menzili ise 9 bin 300 kilometre. Bunun Türkiye için anlamı, acil durumlarda dünyanın dört bir yanına uçarak bayrak gösterebilmek. Bu kapasite halen, sadece süper güçlerde bulunuyor.
Airbus’ın sivil yolcu uçaklarında başarıyla uyguladığı kompozit gövde, Fly-by Wire olarak adlandırılan kablolu uçuş sistemi, uçuş verilerinin ekranlardan takip edildiği "glass cockpit" teknolojileri A400M’de var.
TAI HEM TASARLADI HEM ÜRETİYOR
Projede Türkiye’nin önemli bir rolü bulunuyor. Uçağın tasarım çalışmalarına katılan Türk Havacılık ve Uzay Sanayi (TAI), A400M’in gövde, acil çıkış ve paraşütçü kapıları, ışıklandırma gibi ana sistemlerinin tasarımlarını gerçekleştirdi. Bu projeyle TAI, Airbus disipliniyle tasarım çalışmaları içinde yer aldı. Toplam 400 mühendisten oluşan tasarım ekibi, bundan sonra Airbus’ın yeni yolcu uçağı A350XWB’de de görev yapacak.
TAI, A400M için 2021’e kadar imalat yapacak. Önümüzdeki 20 yıllık süreçte A400M’in yaklaşık bin uçaklık pazara ulaşması bekleniyor. Bu açıdan TAI’nin alacağı pay daha da artacak.
Orta sınıf uçak ihtiyacı
Türk Hava Kuvvetleri’nin envanterinde halen nakliye görevi yapan dört farklı uçak tipi var. Bu uçaklar arasında en büyüğü aynı zamanda tanker olarak kullanılan jet motorlu KC-135R. Ancak bu uçak, ağırlıklı olarak havadan yakıt ikmali operasyonunda görev alıyor. Pervaneli uçak olarak C-130B/E, C-160 ve TAI tarafından üretilen CN235 uçakları bulunuyor.
Envantere 1964’te giren 20 ton kapasiteli C-130’lar, TAI ile Kayseri’de 2’nci Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanlığı işbirliği ile modernize ediliyor. C-130’lar, "Erciyes" adı verilen projede yeni nesil uçuş sistemlerine sahip olacak. Hizmet ömürleri 10-15 yıl uzatılacak.
C-160’LAR 2012’DE EMEKLİ OLACAK
Orta-küçük sınıfta 1971’de envantere giren C-160’lar, hizmet ömürlerini 2012’de tamamlamaya başlayacak. Yerine A400M alınacak. Ancak bu uçakların kapasitesi, C-130 ve C-160’tan daha büyük. Hava Kuvvetleri’nin planlamasında ara birim olarak bir miktar orta kapasiteli nakliye uçağının alımı var. Özellikle yurtiçi operasyonda kullanılacak bu uçaklar, CN235’lerin kapasitesinin yetmediği alanlarda görev yapacak. Böylece dört motorlu uçaklara gerek kalmadan, kısa mesafeli uçuşlar ekonomik olarak gerçekleştirilecek. C-160 ile CN235 arasında olacak uçak için adaylar arasında İtalyan Alenia tasarımı C-27 ile İspanyol CASA şirketinin C-295 modelleri bulunuyor. C-295, CN235’le çok sayıda ortak sisteme sahip. Aday uçaklar çift motorlu. Taşıma kapasiteleri 9 ila 11,5 ton arasında değişiyor. Her iki uçak da ekonomik maliyetler sunuyor.
En güçlü turboprop motor
A400M’de şu ana kadar imal edilen en güçlü turboprop motor kullanılıyor. TP400D-6 adı verilen motorun her biri 8 bin 250 kW güç üretiyor. Motor konsorsiyumunda Rolls Royce, Snecma, MTU ve ITP gibi şirketler var. Eskişehir merkezli TEI de projeye imal ettiği parçalarla katılıyor. TP400 çok iddialı bir motor. Her bir motorda 5 metre 30 santimetre uzunluğunda tam 8 pal var. Bu sayede uçak saatte 795 kilometre hıza çıkabilecek. Turboprop motorlar, jetlere göre yüzde 20 daha az yakıt harcarken, uçağı düşük süratlerde havada tutarak kısa pistlere inip-kalkmasını sağlıyor. Bakım maliyetleri de jetlerden yarı yarıya ucuz.