Skip navigation links
Ana Sayfa
Duyurular
Kurumsal
Projeler
AR-GE Destekleri
Sanayi Hizmetleri
Savunma Sanayiimiz
Etkinlikler
Dokümantasyon
E-Posta
English
Arama : Go Search
Skip navigation links
Basın Bülteni
SSM Dergisi
Offset Yönergesi
SSM Terimler Sözlüğü
Uzmanlık Tezleri
Gizlilik Derecelendirme Kılavuzu
Dış Basın Bülteni
Faaliyet Raporları
28.01.2008 

 

Milli yazılım sancısı

Fatih ÇEKİRGE

Geçen hafta yazdım... Türkiye ABD’den alacağı 30 adet F-16 savaş uçağının silah sistemlerine kendi geliştirdiği milli yazılımı yükleyemeyecek.

Bu şu demek:/_newsimages/4868645.jpg

- Türkiye kendi tehdit algılamasını bu uçağın savaş sistemine koyamayacak. Yani benim için şu düşman, bu dost olabilir diyemeyecek. Bu durumda da F-16 savaş uçağı dünyanın en pahalı eğitim uçağı haline gelecek. Çünkü düşman dediğinize ateş etmeyecek. Oysa ki Aselsan bu yazılımı geliştirdi. Ama ABD yerleştirmesine izin vermiyor. İşte sancı da burada başlıyor.

Türkiye, "Madem öyle ben de 30 F-16’yı almıyorum" diyemiyor.

İster kızın ister köpürün ama gerçek şu:

- Türkiye bir tehdit değerlendirmesi yaptı. Nasılsa artık Sovyet tehdidi yok. Komşularımla da iyi geçiniyorum. ABD ile dostum. NATO üyesiyim. ABD’nin dost olarak gördüğü herkes benim de dostumdur. Bu durumda milli yazılımda ısrara gerek yok. Ben uçakları alırım. Gerekirse sonradan gizlice bazı değişiklikler için hazırlık yaparım...

Bu olabilir mi?

İşte Ankara’daki "milli yazılım sancısı" bu soruyla başlıyor.

Havada it dalaşı karada işbirliği

 
Yorgo KIRBAKİ / ATİNA
Havada it dalaşı karada işbirliği
Türkiye ziyaretinde Yunanistan Başbakanı Karamanlis’e eşlik eden Yunan Havacılık Sanayii’nin (EAB) iki numarası Tasos Filipakos, Türk yetkililerle sivil havacılık alanında işbirliğini görüştü.

Yunan Dışişleri’nden Petros Dukas, Hürriyet’e "Ortak üretimde anlaşabiliriz. Türkiye ile Yunanistan’ı neden aralarında değil de, başkaları ile iş yapmaya mahkum edelim?" dedi.

TÜRKİYE ile Yunanistan arasında en önemli sorunlardan biri, iki ülke savaş uçakları arasında yıllardır devam eden "it dalaşları". İki ülke savaş uçakları, Ege’nin semalarında hemen her gün tehlikeli pozisyonlarda karşı karşıya gelirken, karada havacılık sektörleri işbirliği arayışında.

Kostas Karamanlis’in, 49 yıl aradan sonra Türkiye’yi resmen ziyaret eden ilk Yunan Başbakanı olarak gerçekleştirdiği ziyarette Yunan işadamları heyetinde sürpiz bir isim vardı. 1975 yılında kurulan, devlet kuruluşu olan, ülkenin en büyük savunma sanayisi EAB’ın (Yunan Havacılık Sanayi) yönetimindeki 2 numaralı adam, Tasos Filipakos.

Yunan savaş uçaklarının bakım ve onarımını üstlenen, hem askeri hem sivil uçaklar için motor parçaları ve iletişim cihazları üreten EAB, Türkiye ile işbirliği yapma yollarını araştırıyor.

Bunu da ilk açıklayan, Dışişleri Bakan Yardımcısı Petros Dukas oldu. Dukas İstanbul’da iki başbakanın da katıldıkları ve güçlü mesajlar verdikleri işadamları konseyi toplantısındaki konuşmasında, satır aralarında EAB’ın Turkish Technic (THY firması) ve Turkish Aerospace kuruluşlarının yetkilileri ile görüşmeler yaptığını söyledi.

Hürrriyet, Dukas ile havacılık sanayi alanındaki işbirliği imkanlarını ve Karamanlis’in ziyaretini konuştu.

Havada it dalaşları, karada havacılık için işbirliği nasıl oluyor?

İşbirliğinin pek çok düzeyi vardır. Bizlerin de her alanda işbirliğine katkıda bulunması gerekir. Eğer onlar ortak üretim, sivil uçakların bakımı için işbirliğinde anlaşabilirlerse, neden yapmasınlar? Türkiye ile Yunanistan’ı neden aralarında değil de, başkaları ile iş yapmaya mahkum edelim? EAB devlet kuruluşudur. Olanak ve şartlarının çerçevesi bellidir.

Karamanlis’in Türkiye ziyaretinden izlenimleriniz neler?

Çok olumlu. Her iki tarafın da mesajları çok olumlu. Öncelikle de Karamanlis ile Erdoğan arasındaki "kimya"yı herkes artık çıplak gözle bile görebiliyor. Birbirlerine hasıl hitap ettiklerine, nasıl saygı, değer ve anlayış gösterdiklerine bakın. Türklerin bize gösterdikleri misafirperverlik de mükemmeldi. Artık aramızdaki sorunların çözümüne gitmeliyiz. Mucizeler büyük hamleler beklemiyorum ama ilerleyeceğimiz her santimin bile katkısı olacak.

BERABER PETROL ARAYABİLİRİZ

Ekonomi alanında neler yapılabilir?

Ticaret hacmi 3 milyar dolara ulaştı, iki katına çıkabilir. Yatırımlar ayrı tabii. Yunan petrol şirketleri Türkiye’de büyük işler için imza atmaya hazır. Petrol tesisleri satın almak, yeni tesisler inşa etmek, petrol ticareti yapmak istiyoruz. Hatta iki ülke, dünyanın çeşitli bölgelerinde yasal ruhsatlar olduğu takdirde birlikte petrol bile arayabilirler.

Ya Ege’de?

Hayır hayır. Sadece arama yapmak için ruhsatların verildiği bölgelerde.

Türk işadamları vizeden şikayetçi.

Biliyorum. İlk önceliğimiz de bu konudur. Schengen sınırlamaları malum. Bu meseleyi nasıl çözebileceğimize, nasıl vize sayısını arttırabileceğimize bakacağız.

 
SSM Bilgi Yönetimi Şube Müdürlüğü tarafından tasarlanmıştır - 2007